Kalem-Anahtarlik
2/1/2009
-Carsida, pazarda her yerde her yerde lazim oluyor cocugum. Yapanin elleri dert gormesin. (Sevim Teyze)
-Beste yaparken muzik aletine ihtiyacim yok, ama kalem lazim oluyor. Mesela yolda yururken bir anda notalar duymaya basliyorum. Eger unutmussam yanima kalem almayi, uctu gitti iste guzelm beste. O anda bi’ yere yazmasam eve gidene kadar kesin unuturum ben. Kalem anahtarlik var neyseki artik… (Mozzart)
-Oyle zaman oluyor ki insanin tuvaletteyken geliyor aklina fikirler. Hemen not almazsam, sonra neydi diye dusunmekten, baska fikirlere yonelemiyorum. Tesekkurler kalem-anahtarlik… (Turk Einstein)
-Herseyimi, Sibirya'dayken ufak ufak aldigim notlara borcluyum. Iyiki varsin kalem-anahtarlik. (Dostoyevski)
Yaninizda devamli olarak kalem tasimak mi istiyorsunuz? Ama yaniniza kalem almayi her seferinde unutuyor musunuz? Ya da “bi kot bi tisort sokaga cikiyorum, bu yuzden yanima kalem alamiyorum” mu diyosunuz? Tamam dogru adrestesiniz… Herkesin ihtiyaci olan kalem-anahtarlik var artik… Efendim; once yandan basmali bir 0.7 kalem alinir (baska kalem cesitleriyle de olur aslinda). Bu kalemin demir ucu cikartilir ki kalem cebimizdeyken bacagimiza batmasin. Sonra kalem ortadan ikiye kesilir, ki cebimize sigsin. Daha sonra bir igne alinip ocakta isitilir (cakmakla da olur). Sonra isittigimiz igne araciligiyla kalemin arka kisminda, anahtatlari tutan halkanin gecebilecegi kadar buyuklukte bir delik acilir. Ve anahtarlik-kalemimiz kullanima hazir…
◄haci murat►